Paraşüt
Bekir İŞCEN tarafından yazıldı.    Salı, 15 Şubat 2011 07:28   
Google bookmarkDel.icio.usTwitterLinkter.huFacebookDigg
Havacılık

Leonarda Da Vinci'nin de bir örneğini tasarladığı ilk paraşüt tasarımları, yüksek bir yerden atlayıp güvenle yere inmeyi sağlayacak sabit formlardı.

1

Başarılı başarısız bir kaç "Kuleden atlama" denemesinden geçen bu paraşüt formlarına; sıcak hava balonlarının uçmasıyla asıl test yolu açılmış oldu. Ekim 1797'de  Andrew Garnerin sabit kanatlı bir paraşütle balondan atlayıp, sağlam bir şekilde yere inerek "Paraşütle atlayan ilk insan" olarak tarihe geçmiştir.

2

Bir balon, bir paraşüt ve bir insan bundan 263 yıl sonra sınırları zorlayan başka bir denemede tekrar bir araya gelmiştir. 16 Ağustos 1960 yılında Joseph Kittinger bir helyum balonuyla 31 bin metreye çıkıp, " En yüksekten" yapılacak bir serbest dalışı için kendini boşluğa bırakmıştır. Joe Kittinger bu atlayışta herhangi bir alet kullanmadan 998 kilometre hıza (614 mil) ulaşıp ses hızının %90'ına varan ilk ve tek insandır.

3

Paraşütün gelişimi sağlayan asıl süreç 1900 yılların başındaki havacılığının hızlı ivmesidir. Her geçen gün daha iyi, daha hızlı ve daha yükseğe çıkan uçaklar yapılıyordu ama yolunda gitmeyen bir durumda uçağı terk etmek de gerekiyordui. Uçağa binerken ve kullanırken engel olmayacak ama tehlikeli durumlarda da pilotu sağ salim yere indirecek çözüm arayışı bugünki paraşütlerin şekillenmesini sağlamıştır. Cesaret isteyen denemeleriyle paraşütçülüğün bu dönemine çok emeği olan Tiny (Georgia)Broadwick, 1914 yılında ilk serbest atlayış yapan kişi olarak tarihe geçmiştir.

6

Paraşüt halen aynı güvenlik kaygısı için  kullanılıyor olsa da, standartlarının artmasıyla beraber sportif havacılık dünyasının en heyecan verici oyuncağı olmuştur...

10

 

TÜRKİYE'DE DURUM NASIL?


Türkiye'de de uzun yıllardır paraşütçülük tanınmakta ve yapılmaktadır. Türk Hava Kurumu sayesinde pek çok insan için bu deneyimle tanışmış, azı devam edebilmiş çogu bunu güzel ve heyecanlı bir hatıra olarak saklamıştır. Her yıl yapılan, bireysel bir uğraş gerektirmediği için fazla sayıda insan katılımına uygun "Başlangıç kursları" sayesinde, bu sporla tanışan insan sayısı, diğer tüm havacılık branşlardaki katılımcı sayısından fazladır.

8 

Bahsi geçen kursun askerleri savaş alanına indirmek için tasarlanmış paraşütlerle uçaktan atlama tecrübesi olduğunu, “Paraşüt” denince akla gelen rengârenk, istenilen zaman açılıp, yetenekli bir şekilde uçup kuş gibi konan paraşütlerle bir ilgisi olmadığını belirtmek gerek. Kursun özü kısaca: 3 gün yerde taklalar atıp (5 nokta taklası) bahsi geçen paraşütün yere değdiği andaki şokuna hazırlanmak ve otomatik olarak açılan bu paraşütlerle 5 kere uçaktan atlayıp sağ salim yere inmeyi ümit etmekten oluşur.

Yöntemi tartışmalı olsa da yukarıda anlatılan başlangıç kursu paraşütçülükle ilk tanışma şeklidir. Eğer bu aşama başarıyla geçilirse, devam kurslarına seçilme hakkı kazanılır. Ama kontenjanları sınırlı bu kurslara katılmak için istekli olmanın yanında; uygun yaş, başlangıç kursundaki başarı  gibi kriterler de önemlidir
Kontrollü paraşütlerle aşama aşama artan yüksekliklerden atlanarak yapılan tekâmül kursları,  “paraşütçülüğün” öğrenildiği aşamadır. Uçaktan çıkış, iniş, paraşütü açma ve kontrol etme gibi temel yetenekler geliştikçe, paraşütçülükte esas hazzın alındığı;gökyüzü dalışı-skydiving, denilen “Serbest düşüş” aşamasına geçilir. Yeryüzüne doğru 180 km varabilen hızlarda yol almak adrenalin için zirve noktasıdır. Yani ilerleyen aşamalarda bu sporun odağını uçmak değil düşmek-dalmak oluşturur. Bu aşamadan sonra paraşüt; sadece bu sporun ve zamanında açılması umut edilen malzemenizin adıdır.

9

BASE  JUMP

Paraşütçülüğün ileri bir seviyesidir. Türkçeye "Olabilecek en sakat yerlerden atlama" olarak çevrilebilecek bu eğlence,  fazlasıyla uzman ve çılgın paraşütçülerin, kesin ölüm için kullanılabilecek yerlerde bir araya gelmesiyle yapılır. Genellikle yüksek binalar, köprüler, doğal yapılı uçurumlar, derin mağaralar vb, doğaları gereği hem atlayış hem de iniş noktası ciddi riskler taşıyan yerler tercih edilir.


Türkiye’de belki bu atlayışlar için özel izinler alınması zorluğu, belki de uygun mekânların eksikliği yüzünde basejump fazla yaygın değildir.

11 

Türkiye'de paraşüt eğitimi almak için tek başvuru noktası Türk Hava Kurumu'dur.  Kurum paraşüt eğitimine 1956 yılında başlamıştır. Kurslar başlangıç ve tekamül diye iki aşamada yapılır.

BAŞLANGIÇ KURSU

Başlangıç kursu toplu eğitime uygun  kubbe yapılı kontrolsuz paraşütlerle yapılan, 5 günlük ve  5 atlayışlık bir kurstur. Başlangıç kursu küçük bir katkı payı haricinde ücretsiz olup, bolca askeri disiplin altında geçmektedir.

Kalabalık guruplar halindeki kursiyerlerin sabah 05 de uyanıp tamamı toplu ve uygun adımlı bir düzenle spor, kahvaltı, ders, eğitim vb aktivitelerde bulunmasıyla yapılır. İlk 3 gün teorik dersler ve bolca da yer eğitimi yapılır. Yer eğitimindeki çalışılan tek hareket paraşütün yere değdiği anda oluşacak şokun vucutta dağıtılmasını sağlayan "5 nokta" taklasıdır. Genellikle son iki günde yapılan 5 atlayışla kurs sona erer.  16 yaşındn itibaren başvurulabilen bu kurs, keyifli arkadaşlık ve anılar sağlar. Yere inişleri hızlı ve kontrolsüz bu paraşütlerle birlikte biraz da dikkat eksikliği, anılara ‘Kırık çıkık" acısını da ekleyebilir.

5 atlayışını da yapıp başlangıç kursunu bitiren kursiyerlere, sonraki yıllarda bir hatıra değeri olacak "bröveleri" verilir. Kursların başladığ 1956 yılından bugüne 40 bin civarında insan bu kurslara katılıp bröve almıştır.

TEKAMÜK KURSU

Başlangıç kursunu bitirip paraşütçülüğe devam etmek isteyenler 2.aşamadaki kurs olan "tekamül kursu" için başvuruda bulunmaları gerekir. Yaş (küçük yaş tercih sebebidir) ve  başarı kriterine göre bir seçimle kursiyerler belirlenir. Başlangıç kursunun devamındaki yıl, bütün yaz süren tekamül kursu, asıl paraşütcülüğün başladığı kurstur.

Önce kontrolsüz paraşütlerden kontrollü paraşütlere geçiş, sonrasında kendi kontrolüyle paraşütü açma safhaları öğrenilir. Gittikçe artan yükseklikler ve uzayan serbest düşüş süreleriyle kurs devam eder. Bu kurs da ücretsiz olup, görevlerin tamamlanıp kursun bitirilmesile FAİ onaylı parşütçü lisansı alınır.  Bu lisans, atlayış izni veya aktiviteler katılmak konusunda pekçok ülkede geçerlidir.

ÜCRETLİ PARAŞÜT KURSU

Bu kursların çalışan insanlar ve ileri yaşlarda katılımcılara pek uygun olmaması yüzünden olsa gerek, son yıllarda Kurum; paralı ve sitemi farklı bir kurs daha açmıştır. 10-12 kişiyle sınırlı olan bu kursun süresi 10 gündür. Kurs, kontrollü paraşütlerle başlayıp, daha çok bire-bir eğitimle yürütülür. Talebe göre yılda 8-10 kez açılan kurslar, sadece Selçuk  Efes Antik Kenti  yanında bulunan DROPZONE adındaki THK tesislerinde verilmektedir.

10 atlayış tamamlanınca biten kursun 2009 yılı itibariyle ücreti; konaklama, yemek vs kişisel masraflar hariç 500 TL ve atlayış başına 60 TL olarak tahmini 1100-1200 lirayı bulmaktadır. Kurs sonrasında kursiyer her atlayış için uçak ücreti olarak 60 lira ödeyip eğitime devam edilebilir. Böylece katılımcının aynı yıl tecrübesini artırmasına olanak tanınır.

PARAŞÜT

 

Leonarda Da Vinci'nin de bir örneğini tasarladığı ilk paraşüt tasarımları yüksek bir yerlerden atlayıp güvenle yere inmeyi sağlayacak sabit formlardı.

Bir kaç "kuleden atlama" denemesinden sonra bu formlar, sıcak hava  balonların uçmasıyla asıl testine tabi tutuldu. Ekim 1797'de  Andrew Garnerin sabit kanatlı bir paraşütle balondan atlayıp, sağlam bir şekilde yere inerek "paraşütle atlayan" ilk insan olarak tarihe geçmiştir.

  

Bir balon, bir paraşüt ve bir insan bundan 263 yıl sonra sınırları zorlayan başka bir denemede tekrar bir araya gelmiştir. 16 Ağustos 1960 yılında Josept Kittinger bir helyum balonuyla 31 bin metreye çıkıp, dünyanın "en yüksekten yapılan en hızlı serbest dalışı" için kendini boşluğa bırakmıştır. Joe Kittinger bu atlayışta 998 kilometre hıza (614 mil) ulaşıp ses hızının %90'ına varan ilk ve tek insandır.

 

Paraşütün gelişimi sağlayan asıl süreç 1900 yılların başındaki  havacılığının ivmesidir.  Daha iyi, daha hızlı ve daha yükseğe çıkan uçaklar yapmak, beraberinde yolunda gitmeyen bir durumda uçağı terk etmeyi gerektiriyordu. Uçağa binerken ve kullanırken engel olmayacak ama bu tehlikeli durumlarda pilotu sağ salim yere indirecek çözüm arayışı bugünki paraşütcülüğün ilk şeklini almasını sağlamıştır. Cesaret isteyen denemeleriyle paraşütçülüğün bu döneminde çok emeği olan Tiny (Georgia)Broadwick, 1914 yılında ilk serbest atlayış yapan kişi olarak tarihe geçmiştir.

 

 

 

Paraşüt halen aynı güvenlik kaygısı için  kullanılıyor olsa da, standartlarının artmasıyla beraber sportif havacılık dünyasının en heyecan verici oyuncağı olmuştur...



THK sayesinde paraşüt Türkiye’de de pek çok insan için uzun yıllar boyunca ulaşılabilir en kolay havacılıkla tanışma şekli olmuştur. Her yıl yapılan, bireysel bir uğraş gerektirmediği için fazla sayıda insan katılımına uygun kurslar sayesinde, bu sporla tanışan insan sayısı, diğer tüm havacılık branşlardaki sayısından fazladır.

 

Bahsi geçen kursun askerleri savaş alanına indirmek için tasarlanmış paraşütlerle uçaktan atlama tecrübesi olduğunu, “paraşüt” denince akla gelen rengârenk, yetenekli bir şekilde uçup kuş gibi konan paraşütlerle bir ilgisi olmadığını belirtmek gerek. Kursun özü kısaca: 3 gün yerde taklalar atıp (5 nokta taklası) bahsi geçen paraşütün yere değdiği andaki şokuna hazırlanmak ve otomatik olarak açılan bu paraşütlerle 5 kere uçaktan atlamaktan oluşur.

SERBEST DÜŞÜŞ (SKYDIVING)

Yöntemi tartışmalı olsa da bu kurslar paraşütçülükle ilk tanışma şeklidir. Eğer bu aşamadan başarıyla geçilirse sonrasındaki devam kurslarına seçilme hakkı kazanılır. Ama kontenjanları sınırlı bu kurslara katılmak için, yaş, başlangıç kursundaki başarı gibi değerlendirmelerle seçim yapılır.
Kontrollü paraşütlerle aşama aşama artan yüksekliklerden atlanarak yapılan tekâmül kursları asıl “paraşütçülük” öğrenildiği aşamadır. Uçaktan çıkış, iniş, paraşütü açma ve kontrol etme gibi temel yetenekler geliştikçe, paraşütçülükte asıl haz alınan “gökyüzü dalışı-skydiving’ denilen “serbest düşüş” aşamasına geçilir. Yeryüzüne doğru 180 km varabilen hızlarda yol almak adrenalin için zirve noktasıdır. Yani ilerleyen aşamalarda bu sporun odağını uçmak değil düşmek-dalmak oluşturur. Artık “paraşüt” sadece bu sporun genel adı ve zamanında açılması umut edilen malzemenizin adıdır.

 

 

BASE  JUMP

Paraşütçülüğün extrem ileri bir seviyesidir. Türkçeye "olabilecek en sakat yerlerden atlama" olarak çevrilebilecek bu eğlence,  fazlasıyla uzman ve çılgın paraşütçülerin, kesin ölüm için kullanılabilecek yerlerde bir araya gelmesiyle yapılır. Genellikle yüksek binalar, köprüler, doğal yapılı uçurumlar, derin mağaralar vb, doğaları gereği hem atlayış hem de iniş noktası ciddi riskler taşıyan yerler tercih edilir.
Türkiye’de belki bu atlayışlar için özel izinler alınması zorluğu, belki de uygun mekânların eksikliği yüzünde basejump fazla yaygın değildir.

 

Yorumlar (0)Add Comment
Yorum yaz
 
 
daha küçük | daha büyük
 

busy
Son Güncelleme ( Çarşamba, 23 Şubat 2011 18:17 )