| Deltakanat | |
|
| Havacılık |
|
Yelkenkanat (deltakanat) bugün ki şeklini 1950-60 yılları arasında NASA’nın atmosferde giren kapsüllerini uçar bir şekilde indirmek için ortaya çıktı. Francis Rogallo adlı mühendisin projesi olarak denenen deltakanat formları bu amaç için hiç kullanılmadı ama devam eden yıllarda çeşitlenip gelişerek, sportif havacılığın en yetenekli oyuncağı olmayı başardı.
Ama delta-üçkenar formu olmasa da bütünleşik kanatlar uçma tarihi kadar eskiye gider. Kuşların kanat çırpmalarını taklit edip uçmak mümkün olmayınca, bu denemeler, sonrasında modern havacılığa giden “bütünleşik kanatlarla” yapılmaya başlandı. Yakın dönemde bilimsel sayılabilecek ilk uçan sabit kanatlı formlar, 1800’lu yılların başında SİR GEORGE CAYLEY’le başlamıştır. Bir insanı taşıyabilecek kanat tasarlayan mucit, bu kanatla bir vadi boyunca yanında çalışan arabacısını uçurmuş. Ama yere sağ salim inen arabacısı bu başarılı denmelerin devamından korktuğu için olsa gerek işi hemen bırakmıştır.
1900 yıllara yaklaşılınca kendi tasarladığı kanatlarla 2500 uçuş yapan ve OTTO LİLİENTHAL bu alandaki bilgi birikimiyle planörcülüğün öncüsü sayılır. Maalesef bir uçuşu sırasında çakılarak ölmüştür.
Modern yelkenkanatlar; altına asılmış pilotun ağırlığıyla kontrol edilen Alüminyum iskelet üzerinde bez kaplamadan oluşan bir kanat formudur. Yüksek dayanımlı alüminyum ve sentetik bez kaplaması ile 25-40 kg ağırlıkta olabilirler. Yelkenkanatların iniş ve kalkışlar ayakla yapılmasına rağmen, uçuşta 100 km üzerindeki hızlara çıkabilmek gibi ekstrem özellikleri vardır. Tasarımı, kontrol yapısı ve kanadı oluşturan sert malzemelerin yarattığı avantajla, türbülanslı havalarda YP, hatta sabit kanatlı pek çok ultralightdan çok daha yüksek güvenlik ve uçuş kalitesi sunarlar.
Maalesef çok güzel bir uçan makine olmasına rağmen saklanması, uçuşa hazırlanması, taşınması gibi zorlukları yüzünden fazla yaygınlaşamamaktadır. Genellikle 6 metre, bazen de 4 metre boylarda kapatılıp taşınsalar bile, küçümsenemeyecek bu boyut ve ağırlık sorunu, yolu ve ulaşımı olmayan uçuş pistlerine çıkarılırken kendini gösterir. Bu yüzden son yıllarda daha geç tarihlerde ortaya çıkmış olsa bile, YP pratiklik konusunda sağladı avantajla yelkenkanatdan daha fazla tutulup yaygınlaşmıştır.
Deltekanat Eğitim ve Lisans Eğitimi için en belirgin adres yine THK’dur. Ancak özel dersler alıp uçmayı öğrenmekte mümkün. Eğitiminin son derece ağır ve zorlayıcı bir eğitimi olduğu söylenebilir. Sırtta taşınan 35-40 kg lık bir yükle tepeden aşağı koşup tekrar yukarı tırmanmak şeklindeki başlangıç eğitimi, katılımcıları her zaman yelkenkanatcı yapmasa da gayet ‘fit’ bir sporcu yaptığı tartışmasızdır.
Favorilerinize ekleyin
Bunu e-posta ile gönder
Okuma: 649 Yorumlar (0)
![]() |
| Son Güncelleme ( Perşembe, 17 Şubat 2011 16:26 ) |



