Erdoğan Şanslı
Bekir İŞCEN tarafından yazıldı.    Salı, 15 Şubat 2011 11:30   
Google bookmarkDel.icio.usTwitterLinkter.huFacebookDigg

erdogan5

-Erdoğan Şanslı kendini bildi bileli uçuyor galiba?

-7 yaşından beri gözüm hep gökyüzünde oldu.
 

-Niye?
 

-Gözüm dediğim gibi hep gökyüzündeydi, uçaklara karşı çok meraklıydım. İlkokul yıllarında model uçakla havacılığa başladım. Bir gün okula gelip "model uçakla kim ilgilenmek istiyor" diye sormuşlardı. Bu benim için çok büyük bir fırsattı. Hemen adımı yazdırdım ilk gönüllülerden biri oldum. Motorlu-motorsuz modeller yaptım, yarışmalara katıldım.

-Çocukluğun Türkiye'de mi geçti?

-Hayır bahsettiğim ilkokulu Bulgaristan'da okudum, Ben 1989 yılında,15 yaşında Türkiye'ye geldim.

-İlkokulda motorlu-motorsuz modeller yapılabilen bir ortam mı vardı Bulgaristan’da?

-Evet sosyalizm döneminden kalan böyle imkanlar vardı. Hatta kasabamızda küçük bir havaalanı bulunuyordu. Sürekli kalkış- iniş yapıp, bizim evin üzerinden geçen planörler vardı, onları izlerdim.

-Bunlardan etkilenip havacılıkla ilgili kendine bir yol çizmiş miydin o yaşlarda?

-Aklımdaki düşünce  her zaman; pilot olmak, pilot olmak, pilot olmaktı. 15 yaşında Türkiye'ye geldiğimde de bu isteğim vardı. Ben hava harp okuluna girmeyi istiyordum ama onların sınavları geçmem zordu. Zaten askeri liseye gitmek gerekiyormuş. Çevremde doğru yönlendirecek biri de olmayınca onları kaçırmıştım. Çok istememe rağmen olmadı yani...

-Ama kopmadın, sportif havacılığa mı yöneldin?

-Lise yıllarında THK'nın açmış olduğu paraşüt kurslarından haberdar oldum, hemen başvurdum. 1993 senesinde serbest paraşüt kurslarına katıldım. 94'de tekamül kursuna gittim, orada paraşüt milli takım kadrosuna seçildim.  94-95 yılları; amatör paraşütçü olarak milli takımla Dalaman, Efes, Tataristan'da yarışmalara katılıp, başarılı atlayışlar yaptığım güzel yıllar oldu.

erdogan

-O hep izlediğin gökyüzüne uçakla ilk kez paraşütle atlamak için mi çıktın?

-Hayır. İstanbul'a gelip kirada oturduğumuz mahallede havaalanında çalışan bir komşumuz vardı. Onun sayesinde Top air'de cesnna ile bir uçuşum olmuştu.

-Başarılı bir paraşütçüyken THK niye devam etmedin peki, neden birden bire bitti? Oradan sana havacılık adına bir gelecek çıkmaz mıydı?

-THK’dan ayrılırken 923 atlayışım vardı. Az bir sayı değil! THK kalabilseydim tabii ki bana bir gelecek çıkardı. Kalmayı,  paraşüte devam etmeyi, skydiving yapmayı çok istiyordum.  Ama 19 yaşında bir genç olarak “baba bana para gönder” diye, sürekli aileden geçinip bu işi yapamazdım. Aslında paraşüte başlamadan önce benim gözüm planör pilotluğundaydı. Hatta Bulgaristan’da yaşadığımız kasabada dediğim gibi sportif  havaalanı ve sürekli uçan planörler vardı. Aklım onlardaydı. Çocukken sürekli gider onları seyrederdim. THK ‘ya da planörle uçmak için gitmiştim ama bana  ”Planöre başlamak için sıra gelmez sen önce paraşütten başla” dendiği için paraşüte başlamıştım. Ama paraşüte başladıktan sonraki sene bir karar vermem gerekti; ya paraşüt tekamüle gidecek ve üç ay uçacaktım ya da planör için başvurup seçilirsem bir ay uçacaktım. Bende üç ay uçmayı tercih edip paraşüt tekamüle devam ettim. Sonrasında ümidim THK’da kadroya geçip, öğretmenlik yapmaktı. Böylece kendi ayaklarım üzerinde durabilirdim. Bu konuyu hocalarımla konuştum, kabul etmediler ve ben de ayrılmak zorunda kaldım.

-Sende istek vardı ama öğretmenlik için yetenek, tecrübe gibi vasıfların yerinde miydi peki?

-Kesinlikle. Benle başlayan hatta benden sonra başlayıp öğretmen olanlardan fazlam vardı eksiğim yoktu. Aslında bir eksiğim vardı; torpil. Torpil olmayınca THK’da  işler yürümüyor.

-Kurumla ilişkin kalmayınca kendi başına bir yol çizmek zorunda mı hissettin kendini?

-Üç yıl THK ‘da sevdiğim işi yaptıktan sonra; “Ben hayatımı nasıl idame edeceğim, sevdiğim işi nasıl yapacağım” diye düşünüp araştırmalar yapınca Ölüdeniz can yeleği olarak ortaya çıktı. Şansımı denemek için bir günlüğüne gittim ve Tandem pilotu olarak orada iş buldum.

-Daha önce yamaç paraşütü tecrüben var mıydı peki?

-İnanamazsın orada “300 uçuşum var” diye yalan söyledim ama yamaç paraşütüyle 4-5 kere ancak uçmuştum.

-İşi almak için söylediğin yalan, paraşütü eline aldığında anlaşılır diye kaygılanmadın mı?

-Bugünkü Sky Sport’un sahibi Murat Tüzer’le birlikte  Semih Sayır ve  Kayıhan Şakir Dura’ydı tandem pilotu arayanlar. Tamam, yalan söyleyip “300 saat uçuşum var” dedim ama önce sınava alıyorlar öyle hemen işe başlatmıyorlardı. Orada bana kendini kanıtlamak için bir haftalık süre verdiler. Ben hazırlıklı gitmiştim oraya;  yer çalışmam, kanat hakimiyetim çok iyiydi.  1. günde çözdüm ve verilen sürede de kendimi kanıtladım, tandem pilotluğuna öyle başladım. Bugün verdiğim eğitimde de benim geçtiğim bu sistemi kullanıyorum.

-O yıllarda Ölüdeniz ortamı nasıldı, kazandırıyor muydu?

-Daha güzeldi, daha huzurluydu, daha sakindi. Çok severek yaptığım, mutlu olduğum bir işim vardı. İyi de kazanıyordum. Askerlik ve bir yıl “kargo uçaklarında yükleme uzmanlığı” işi yüzünden gidemedim ama bu kesintiler hariç. 1997’den 2007’ye kadar yani 10 yıl Ölüdeniz’de tandem pilotluğu yaptım.

-Peki niye bıraktın, tandem uçmaktan mı bıktın?

-Hayır bıkmadım

-Ölüdeniz’den bıktın?

-Hayır bıkmadım

-Her şey bu kadar güzelken niye bıraktın peki?

-Gençken iyi bir iş ama yaşlandığım zaman orda kimse bana iş vermeyecekti.  Güzel bir hayat, iyi bir gelir ama dert; ”Gelecek korkusu.” Yaşlandığımda gene sevdiğim işi yapmak için bir şeyler yapmam gerekiyordu. Bu yüzden kendi paramotor uçuş okulumu kurmak istedim.

erdogan2

-Paramotorla ne kadar süredir tanışıyordun?

-Paramotorla tanışmam ilginçtir; ilk uçuşumu tanımadığım bir adamın paramotoruyla Ölüdeniz’de yaptım ve böylece 1998 yılında yine Ölüdeniz’de ilk paramotor uçuşumu yapmış oldum. Tanıştım bu adam Fly Castelluccio firmasının sahibi çıktı. Tatilinin sonunda paramotorunu uygun bir rakamla bana bıraktı gitti. İlk paramotorum bu oldu yani. O tarihten beri (1998) paramotorla uçuyorum. Benim asıl amacım havacılık içinde, uçarak bir hayat yaşamak. Bunun için bulduğum her fırsat ve imkanda farklı bütün hava araçlarının kurslarını, derslerini almaya çalıştım. Bundan acayip zevk alıyorum.  Mesela 96 yılının kışında microlight yazında da delta kanat kursu aldım. Onları da öğrenmiş oldum ama bu hava araçlarının içinde en başarılısı ve en kolay yapabildiğim paramotor.

-Geleceğimi veya uçuş okulunu paramotor üzerine kurmanın sebebi bu?

-Evet; en basit, en kolay ve en ucuz yapılabilen hava sporu olduğu için paramotora karar verdim. Bana kalsa; ben uçaktan atlamaktan daha çok zevk alıyorum. Onunla ilgili yapabileceğim bir şey olsa yapmayı daha çok isterdim. Ama Skydiving nerede yapacaksınız? Bir tek Efes var atlanabilecek. Yılda bir, belki iki defa ancak gidip atlayabilirim bu da bana hayatta yetmez… Ama ben paramotorla istediğim her yerden, istediğim zaman, istediğim kadar uçabiliyorum. Yani sınırlama yok. Ölüdeniz’i bırakıp geldiğimde hemen paramotor eğitimine başlamak gibi bir düşüncem yoktu. Kargo yükleme işinde çalışmaya başlamıştım onu devam ettirmek istiyordum ama krizde işsiz kaldım. Yapacak bir şeyim kalmadı. Ben bir yerlerde şoförlük yapmak istemiyorum, veya bir yerde ofiste çalışmak... Ben sevdiğim işi; havacılığı yapmak istiyorum. Pilot olmayı daha çok isterdim ama ona da imkanım yoktu.

-Ama bir arada PPL alıp başlamışsın, niye devam etmedi?

-Çok para gerekiyor, üniversite mezunu olman gerekiyor. O olmazdı... Gözümü kapayıp verdiğim parayla aldığım PPL hiç işime yaramadı ama olsun, hiç pişman değilim. Gözüm kapar yine o parayı veririm.

-Uçuş kredileri vs ile eğitim alınıp sonra çalışırken ödenebiliyor. Bunu denemeyi düşündün mü?

-Benim babam 2000 yılında felç geçirdi, ailenin bütün yükü benim üzerime kaldı. Krediyi alsam bile bir yıl ailemi nasıl geçindirecektim? Olmazdı yani.  Asıl istediğim şeyler olmayınca başka çarem kalmadı paramotora itildim resmen. Ama eğer Pilot olsaydım hafta sonları paramotorla zevk için uçmayı daha çok tercih ederdim.

-Bir sürü tereddütlerden sonra paramotor hocalığına karar vermişsin?

-Evet aynen. Bana hocam hocam diyorlar ama ben resmi bir öğretmen değilim. Bir paramotor eğitmen lisansı alabilmek için 2003 yılından beri THK yaptığım tüm başvurular reddedildi. Bunu da  açık, açık söylüyorum.

-THK ile ilişkilerini daha sonra açarız. Öncelikle verdiğin eğitimle ilgili sormak istiyorum; paramotor eğitimi yeni yeni oluşan bir konu ki camiada sadece paramotor üzerine sistemli eğitim veren bir yer, kurumsal bir yapı da yok bildiğim kadarıyla. Sen bunu düşünerek mi “10 günde sadece paramotor eğitimi”  verme işine soyundun?

-Evet paramotor yeni bir konu. Ben de elimden geldiğince bunu geliştirmek için çaba gösteriyorum. Sürekli klipler hazırlayıp tanıtmaya, öğrenmek isteyenlere kendi geliştirdiğim yöntemle eğitim vermeye çalışıyorum. Benim verdiğim şekilde eğitim veren kişi veya okul benim de bildiğim kadarıyla da yok, THK buna dahil... Mesela THK paramotor eğitimini; öğrenci önce bir sene  yamaç paraşütüyle uçsun, öyle paramotora başlasın şeklinde veriyor. Ben buna kesinlikle katılmıyorum. Bu bana göre tamamen zaman kaybı.  Benim eğitim şeklim uçtuğum yıllar içinde kafamda oluşan, tamamen bana özgü bir yöntem ve son derecede başarılı olduğunu düşünüyorum.

erdogan4

-Nasıl bir yöntem?

-Amerika’da “3 günde paramotorla uçuran” kurslar vardır. Üç günde paramotorla uçmayı öğrenip uçarsınız. Benim yöntemimde buna benzer. Ha fark ne? Ben üç günde değil, on günde uçmayı öğretiyorum. Öğrenci ilk olarak benim gözetimimde yerde kanatla çalışmaya başlıyor. Önce bana kanada hakim olduğunu gösterip, beni ikna etmesi gerekiyor. Bu genellikle 2-3 gün sürüyor. 4 günde sürebilir.  Artık ne zaman beni ikna ederse paramotor kontrolüne başlıyor. Bunda da beni ikna etmesi gerekiyor. Bir günde genellikle bu sürüyor. Sonra emniyetli kalkış teknikleri çalışıp benim kontrolümde ilk uçuşunu yapmaya sıra geliyor.  Benim kontrolümde bolca iniş-kalkış-uçuş yapıp 10. günde de kendi başına uçabilir hale geliyor. Bu süre “10 gün” olmaz “8 gün” olur, “14 gün” olur… Sonuçta ben adını “10 günde paramotor eğitimi” koydum…

-Yönteminden mi, bunu anlatma şeklinden mi bilmiyorum ama senin eğitimin tartışılan bir tarafı var: Benim anladığım tartışmanın ana fikri; “Bu işi çok kolaymış gibi gösterip, insanları yanlış yönlendirdiğin ve hatta tehlikeye attığın” yönünde. Bu iş gerçekten senin dediğin kadar kolay mı yoksa,  geçilmesi gereken “Zorlu yol” biraz abartılıyor mu?

-Evet böyle bir suçlama yapılıyor. Bu işi bildikten, uygulamak istediğiniz yönteme karar verdikten sonra bu işi (paramotorla uçmayı) öğrenmek çok kolay. Ben uçaktan atladım, yamaç paraşütü yaptım, delta kanat yaptım, microlightla uçtum,  paramotorla uçtum. Cessna ile uçtum… Yani helikopter hariç  bütün hava araçları hakkında az çok bir tecrübem ve fikrim var. Bir kıyaslama yapıp diyebilirim ki; “Paramotor hava sporları içinde, özellikle de yamaç paraşütüne göre çok daha güvenli bir spordur.”
Neden? Şimdi biz nerde uçuyoruz? Deniz kıyısında. Nasıl havada uçuyoruz? Stabil, denizden gelen rüzgarda. Yani paraşütün kapanma imkanı yok. YP ile uçan kişi bir senede kaç saat uçabilir? Çok nadir zamanlarda saatlerce uçabilir.  Uçmak için, dağa çıkması, havayı beklemesi lazım. Bir saat uçup yine uçmak isterse 2-3 saatini yolda geçirmesi lazım. Ama bizim uçuşlar öyle mi? Kalk bir saat uç, in, tekrar kalk, tekrar in... Bir günde sıkılana kadar paramotorla uçuş yapabiliyorsun. Ben ilk kez uçurduğum öğrenciyi en az bir saat uçuruyorum. YP’de bazılarının bir yılda yaptığı uçuşu ben öğrencime bir günde yaptırıyorum. O yüzden paramotor için YP eğitimi almak benim gözümde tam bir zaman kaybı, başka açıklaması yok.

-Senin eğitim şeklin daha çok stabil havalara uygun diyebilir miyiz?

-Farketmez, karasal bölgede bu eğitimi verirsen ne değişir? Belki biraz daha uzun sürebilir, daha fazla türbülans olabilir bu yüzden daha dikkatli davranmak gerekir. Ama ben İstanbul’dayım. İstanbul’un deniz havasında bu eğitimi veriyorum. Bu benim avantajım, bunu kullanıyorum.

-Bu kadar rahat havalara alışmış bir pilot bir gün başka bir yerde uçup zorlu bir havayla karşılaşırsa ne yapacak o zaman, tehlikeye girmiş olmayacak mı? Diye de bir eleştiri var.

-Tabi öyle bir düşünce var. Ama bunu engellemek çok basit; ilk uçuşlarınızı bu stabil havalarda yapacaksınız, tecrübeniz artacak. Zaten uçulmayacak hava bellidir.  Kötü bir hava varsa uçmayacaksınız. Ha uçuşa başladınız, kötü havaya yukarıda yakalandınız, hava size “hemen in yoksa kafanı kırarım” diye işaret veriyor, hemen ineceksiniz. Bu kadar basit.

-Bir de verdiğin bu pratiğe yönelik eğitimi, yeterince teorik bilgiyle desteklenmediğin eleştirisi var? Bu konuda kendinde bir eksik görüyor musun?

-Hayır, hayır kesinlikle. Teorik derslerimi THK’nın YP notlarından veriyorum yani aynı teorik bilgileri ben de veriyorum. Buna fazladan motoru ekliyorum sadece. Yani bence böyle bir eksik yok. Teoriğim aynı ama pratiğim THK’dan tamamen farklıdır. Mesela THK öğrencisini ilk kalkışlarını düz kaldırır. Ben ters kaldırırım. Bunu çok avantajı var. Düz kalkmak hem zordur hem de paraşütü göremezsiniz. Ama terste paraşütünüzü görerek kalkış yaparsınız bu daha güvenlidir.

-Bir öğrenci için “Kendi başına uçabilir” e nasıl karar veriyorsun?

-Çok basit; öğrenci benim komutlarımı uyguluyorsa;dediğimi dediğim anda doğru zamanda yapıyorsa bitmiştir benim için...

-Peki 10 gün de ideal sürede bu kurs bitti, öğrencin başarıyla uçtu. Orada her şey bitiyor mu?

-Kesinlikle hayır. Benim en sevdiğim şey eğittiğim öğrencimle beraber yan yana uçmaktır. Ne kadar zaman geçmiş olursa olsun, nerede olursa olsun ben öğrencimle beraber uçmaktan çok zevk alırım. Hatalarını gördüğüm zaman da hemen uyarır düzeltirim.

-Peki, diyelim ki senden mezun olmuş bir öğrenci uçarken kafasını kıracak bir hata yaptı, sende uzaktan buna tanık oldun, performansını çok kötü buldun, ne yaparsın?

-O öğrenciyi tekrar eğitime alırım, hatalarını düzeltene kadar tekrar benim gözetimimde uçar, hatalarını düzeltir. Bu işin hakkı 10 gündür o süre bitti “hadi yolun açık olsun”, böyle bir şey yok, verdiğim eğitimin sonuna kadar arkasındayım ama öğrenci de söylenenleri uygulamalı…
-Paramotor eğitimine başladığından bu güne kadar kaç kişiye kurs verdin?

-Bilmiyorum 20-30 olmuştur.

-Bunların hepsi senin tabirinle “Mezun” oldu mu?

-Evet hepsi kendi başlarına uçabiliyorlar. Bir tek, uçuşlara yeterince zaman ayıramadığı için Erdinç Çiftçi mezun olmadı. 3 yıldır mezun edemedim kendisini. Ha şunu da söyleyeyim benim eğitimimde, eğitim sırasında hiçbir öğrencim pervanesini bile kırmadı. Sen hariç

-Sağol! bunu yazmayacağım!

-İstersen yaz.

-Peki bu zaman içinde verdiğin eğitimin yönteminde değişiklik yaptığın oldu mu?

-Hayır, kesinlikle. İhtiyaç duyup ciddi hiç bir değişiklik yaptığımı hatırlamıyor, ben yöntemimden çok memnunum, öğrencilerimin de bir şikayetini duymadım.

-Eğitim verdiğin insanların genel profilleri nedir?

-Paramotor için bana gelen öğrenciler genellikle 40 yaşını aşmış,  Uçmakla ilgili hayalleri olmuş ama bunu yapamamış ama hayatında belli bir standart tutturmuş kişiler. Mesela 52 yaşında diş hekimi Mohsen Bey var. Yine hayali pilot olmak olan ama olamamış 51 yaşında Kazakistanlı bir İşadamı var. Avukatlar var, yöneticiler var, Antalya’dan bahçıvanlık yapan bir arkadaşımız da var. Yani her türlü meslekten insan var.

erdogan15

erdogan8

-F16 pilotları?

-İki F16 pilotu arkadaşımıza paramotor eğitimi veriyorum bu aralar. İkisi de hava harp okulunda eğitmen. Hava harp okulunda paramotor sporunu bir havacılık dalı olarak sunmayı düşünüyorlar. Güvenli olup olmadığını öğrenmek için araştırma yapıyorlar. Beni buldular ben de onlara yardımcı oluyorum. Paramotor hakkındaki kararlarını önümüzdeki günlerde verecekler.

-Peki bu sana özgü eğitim tarzının bir sertifikası yok, arkasında bir kurum yok, senin resmileşmiş bir öğretmen statün yok. Çok eleştireni var, seveni de var. Bunun bir sıkıntısını duyuyor musun bu niye böyle yürüyor?

-Bu niye böyle? Şundan: Ben bu yöntemi THK’ya defalarca anlatmaya çalıştım, hatta İstanbul’daki bütün paramotorcuları THK Başakşehir Şubesi çatısı altında birleştirelim; THK’da bana öğretmenlik sertifikası versin, daha kontrollü faaliyet yapalım istedim. Ama THK öğretmenleri bana bunu ıslarla vermediler. Ben de böyle kendi bildiğim gibi devam etmeye karar verdim. Hiçbir eksikliğini de hissetmiyorum açıkçası… Çünkü bu işin yanlışı doğrusu hakkında bir yasa yok.

-Muhtemelen seni değerlendirenlerden daha fazla uçuş saatine sahipsin ve yılların tecrübesi  var, buna rağmen THK’da çıtayı nasıl geçemiyorsun, eksik buldukları yönün nedir?

-Ben THK’nın öğretmenlerine takılıyorum. İlk başlarda soru işaretlerim vardı “THK hocası bu paramotor işini biliyor mu bilmiyor mu?” diye. Şimdi soru işaretim yok. Yüzde yüz eminim; THK paramotor sporunu bilmiyor. Bunu bilmedikleri, benim yöntemimi inceleme zahmetine katlanmadıklarından dolayı ben bunları geçemiyorum. Bir de öyle gariptir ki bu işi dışarıda birileri yapmasın onların tekelinde kalsın istiyorlar. Havacılık konusunda adınız çok duyuluyorsa, belli bir etkinliğiniz varsa siz göze batan gereksiz bir insansınız. Sizi kontrol edemezlerse siz  “tehlikeli” oluyorsunuz, sesinizin kısılması gerekir.

-Halen merak ettiğim; seni değerlendiren hocanın seni yeterli bulmama kıstası, mazereti ne oluyor?

-Tek mazeret var “Sen yetersizsin” diyorlar. Neyim yetersiz, neyim eksik soruyorum; cevap yok. Tek söylenen “Sen yetersizsin” başka hiçbir açıklama yapmıyorlar. “Yetersizin” içeriği yok yani. Hocalar beni üstlerine de o kadar kötü tanıtmışlar ki Türkkuşu Müdürüne gidiyorum derdimi anlatmaya, bana; “Ben seni tanıyorum Erdoğan Şanslı, sen tehlikelsin” diyor. “Neyim tehlikeli örnek verin” diyorum, cevap yok. Ben yetersizim, ben tehlikeliyim niye çünkü onlar gibi düşünmüyorum ve onların rakibiyim. Son yıllarda artık onlara karşı çok sert eleştiriler yapıyorum çünkü beni anlamak için hiç çaba göstermiyorlar. Bu yapılanları çok haksız buluyorum.

erdogan7

-Diyelim ki THK’dan öğretmen sertifikası aldın bunu almış olmak senin verdiğin eğitimin tercih edilmesinde artı bir şey olur muydu?

-Tabi tabi, kesin faydası olur.

-Şunun için sordum; THK havacılığı yeni yeni tanıyan insanların güvendiği bir kurum ama havacılığı biraz bilenlerin çok eleştirdiği bir yer. Sence bu tezat neden kaynaklanıyor?

-Yeni başlayanlar güveniyor çünkü; havacılık ne olduğunu daha bilmiyorlar. Havacılığın içinde olan bizler çok eleştiriyoruz niye? Çünkü bize bir sürü engel getiriyorlar, sorunları çözmüyorlar.

-Yurtdışını geziyorsun, imkan ve zihniyet olarak yurtdışına göre nasıl değerlendirirsin?

-Zihinsel olarak çok gerideler. Ama imkanları acayip güzel. İmkanları var ama hiçbirini değerlendiremiyorlar? Dışarıda benim gördüğüm yerlerde havacılığa destek olmasa da en azından buradaki gibi köstek yok…Biz de zihniyet “Uçmazsan en güvenli şekilde yaşarsın” dır. Ama ben “Uçmak istiyorum” Ben microlight pilotuyum microlight uçuracak bir yerim yok. Olup olmayacak yerlerde şaklabanlık yapıp uçuş yapıyorum tekerim taşa takılıp iniş takımımı kırılıyor. Niye? Güvenli bir yer olsa güvenli uçsak daha iyi olmaz mı? Hiçbir yerde uçmaya izin yok. Evet gider bir tarlada risk alırsınız uçarsınız belki ama biri şikayet eder jandarmayla uğraşırsınız, polisle uğraşırsınız. Budur Türkiye’deki havacılık.

-Gördüğün ülkeler arasında havacılığı seni en çok etkileyen ülke hangisi?

-Ben gezmeyi araştırmayı çok seviyorum. Özellikle microlight, paramotor fabrikalarına gidip bakmak malzemeleri denemek çok hoşuma gidiyor. Almanya, Macaristan, Bulgaristan, Tataristan’ı gördüm şimdilik. Mesela Almanya’da paraşüt kiralayıp atlamak için lisansını göstermen yetiyor, başka hiçbir şey istemiyor adamlar. THK’nın istediği hiçbir saçmalık (yazılı dilekçe, sağlık raporu) yok adamlarda. 

-Sadece THK değil sen tartışmaların içinde anılan bir isimsin, kavgan genellikle kişilerle mi, kurumlarla mı?

-Benim kavgam kurumları temsil eden kişilerle, kurumlarla değil.

-Peki gümrükle mahkemelik durumun var, bu nedir?

-Hiç sorma! O beni mahveden bir konu oldu. 2006-2007 de heveslenip Türkiye’den temin ettiğim malzemelerle bir microlight yani Türkçe adıyla Motorlu Delta kanat yapmaya karar verdim. Kendiniz yaptığınız takdirde çok ucuz rakamlara imal edebiliyorsunuz. Yenisini almak için gücüm yoktu, tekniğini bildiğim için ki zaten profesyonel olarak da microlight pilotluğu yaptığım için microlightımı kendim yapmaya karar verdim. Kavga ettiğim bir arkadaşım bana zarar verebilme uğruna beni gümrüğe “Evinde kaçak hava aracı saklıyor” diye ihbar etti ve çok da başarılı oldu, bana çok büyük zararlar verdi. Baskın yapıldı, doğru; pervanesi motoru olan araçlar vardı. Toplamaya çalıştığım microlight, paramotorum, tandem kanadım, bir arkadaşımın skydiving paraşütü… Hepsine el konuldu. Hurdadan toplamak için 3 bin lira harcadığım microlight için bana 129 bin lira ceza kesildi. Bu parayı ödeyemeyeceğim için davalık olduk. 4 yıldır sürüyor mahkeme. Mahkeme bir bilirkişi atadı mesleği yol mühendisiydi. Bir rapor çıktı “Ben azılı suçlu” görünüyorum. Sonra bilirkişiye itiraz ettik tekrar bir bilirkişi atadılar. Şimdi bekliyorum mahkeme sonucunu.

-Senin microlight, paramotror yapma videoların da oluyor, bu kolay bir işse eğer niye başın bu kadar derde girdi?

-Microlight yapmak, paramotor yapmak çok basit bir iş. Boruları İkitelliden, telleri, tekerleri Karaköy’den bulup bir atölye de yapabilirsin. Motoru yapamazsın zaten piyasada bir sürü 2.el var veya paran varsa sıfır alır takarsın. Ama yapmak yetmiyor, onun sertifikası lazım onu alamazsın. Çünkü bunu Sivil Havacılık denetliyor onlarında personeli yeterli olmadığından ilgilenmiyorlar. Yapanlara da ciddi cezalar geliyor, insanları soğutuluyor. Yani yapmak çok basit ama ruhsatı-sertifikayı alamadıktan sonra bir işe yaramaz. Ben ve benim gibi birkaç kişi uğraşmayı seviyoruz o yüzden yapıyoruz.

-Bu uğraşların satılabilir ürünlere dönmemesinin tek sebebi sertifikasını alamamak yani?

-Aynen öyle. Yurtdışından ithal getirdiğimizin paramotorun aynısını 1/3 fiyatına yapabiliriz ama sertifikasını alamadıktan sonra bir işe yaramaz. Biz yapıp kendimiz uçuyoruz. Ama böyle bir makine ile kaza yapsanız mahkeme çıranızı yakar.

-Sırada neyi yapma hevesin var?

-Gyrocopter yapmayı çok istiyorum. Yapmayı ve uçurmayı… Amerika’yı yeniden keşfetmeyip Vural’ın (Çelik) rehberliğinde yapacağım. Onun tavsiye ettiği bir planı almayı düşünüyorum, malzemelerin nereden temin edileceğini Vural biliyor zaten. Bir de monotrike var bir arkadaşın, onu toparlamaya başladım. Biliyorsun monotrike belli bir ağırlığı altında olduğundan uçurmak için lisans gerektirmiyor. Bunu yapıp, uçurup, klibini hazırlayıp tanıtmak istiyorum.

erdogan10

-Videolarında meşhur, Erdoğan Şanslı videoları nasıl çıktı?

-Paramotoru tanıtıp, eğitimine girmeye karar verince bu işi anlatmak sözle olmuyor videolar yapayım dedim. Çünkü “15 gün de paramotor öğretirim diyince çok eleştiri aldım. Bende O dönemde İstanbul’da İlhan Çakmak ve Ali Kabaş’la yaptığımız uçuşları “İstanbul paramotor takımı” adında videolar yapmaya başladım. Çok işime yarıyorlar çok da seviyorum, her fırsatta yapıyorum.

-Günden güne tabiri caizse mantar gibi artma durumundayız, sahillerden ordan buradan uçuyoruz? Pek de sevildiğimizi düşünmüyorum, bir duvara çarpacak mıyız?

-Şu aralar istediğimiz gibi uçabiliyoruz her şey toz pembe ama bu her an bitebilir. Biz de biliyorsun 1-2 kaza olur yasak sonra gelir. Bizim dikkatli uçmamız lazım. Havaalanı yanından, askeri bölge üzerinden vs yasak uçuşlar yapmamamız lazım. Kontrolsüz bir şekilde olur olmaz yerden uçarsak bu yasaklama çabuk gelecek.

-Havacılık güvenli bir uğraş mı peki?

-Yüzde bin güvenli. Doğru malzemeyi seçip, doğru eğitimi alıp, doğru havayı seçerseniz havacılık çok güvenlidir. Bunlara karar vermekte tamamen pilota bağlıdır.

-Peki uçuş hayatın boyunca atlattığın ciddi tehlikeler oldu mu?

-Kolumun paramotor pervanesiyle kesilmesi var, daha yeni başladığım zamanlarda gazı yanlış tuttuğum için olmuştu. Onun haricinde başıma kötü hiçbir şey gelmedi.

 

-Mesela yıllardır uçuyorsun, sırasıyla sormak istiyorum ne kadar uçuş tecrüben var?
1-Serbest atlayış?

erdogan13

-THK’dan ayrıldığımda 923 atlayışım vardı sonra çok geliştirmedim ama 1000’i geçmiştir.

2-Ticari tandem?

erdogan11

-5000’in üzeinde, tam saymadım

3-Microlight?

erdogan9

-600 saatin üzerindedir ama yazmıyorum. Yazsam başıma dert alırım çünkü uçtuğun microlight’in bazen uçuşa elverişliliği olmuyor bazen ruhsatı olmuyor. Bunlar için hesap vermem gerekir o yüzden yazmak istemiyorum.

4-Paramotor?

erdogan6

-Çok zor bir soru, hiçbir fikrim yok.

-Başka?

-Bunların haricinde 61 saat Cessna uçuşum var bir de Ali İsmet Öztürk’ün uçağını, kalkışı inişi o yapmıştı ama arada ben uçurmuştum onu da sayıyorum:)

-Toplayınca çok ciddi rakamlar çıkıyor, sadece bu branşların herhangi biriyle ilgilenen bir uçucu bile bazen bu sayılara ulaşamıyor. Bu durum sende şımarıklık yaratıyor mu?

-Hiç o açıdan bakmadım, ben sadece sevdiğim işi yapıyorum.


erdoan3

Yorumlar (11)Add Comment
Emre ÇİÇEK
Şubat 18, 2011
88.242.235.141
Oy sayısı: +1
İşte Budur !

Erdoğan abiyi çok uzun zamandır takip ediyorum.aslında bekir abi ve siz ve diğer paramotcularıda:)Bütün videolarınızı paylaştıgınız herşey yakın takipde. belki birşey kaparım die Bence bu temel ekip dagılmadıkça sırtınız yerde durmaz. Bende en kısa zamanda erdoğan hocadan ders alıp bu ekiple ucmak istiyorum. Sizlere saygım ve özenim sonsuz . İyi Uçuşlar

Ertan Elbeyli
Şubat 21, 2011
78.162.62.129
Oy sayısı: +1
Erdoğan Beyi Daha Yakından Tanımak

Erdoğan beyi daha yakından tanımak adına güzel bir söyleşi olmuş. Bir gün mutlaka paramotorla uçacağım ve bir paramotorum olacak buna o kadar inanıyorum ki. Hocam da tabiki Erdoğan bey olacak. Aslında istanbulda ikamet etseydim çoktan bu hayalim gerçek olmuştu ya neyse sonun da başaracağıma inancım tam. Bu güveni de bana Erdoğan bey veriyor onun bütün videolarını izliyorum. Çok iyi bir eğitmen olduğuna eminim. Teşekkürler...:)

Ertuğrul DÖNMEZ
Şubat 21, 2011
88.224.199.117
Oy sayısı: +1
Erdoğan Hocam Üzülme Sevdiğin İşi Sevgiyle Yap

Ben Erdoğan Beyi bir televizyon programında tanıdım. Paraşütündeki telefonunu ve email adresini alarak irtibata geçtim. Sağolsun o gün bugün beni bilgilendirir. Ben inanıyorum 2011 yılı ortalarına kadar O'nun öğrencisiolacak ve paramotor pilotu olacağım. Hocam sen üzülme. Bu ülke böyle işyapanıngelişime açık insanın öününü tıkarlar. Bir gün herkes amamutlaka THK sizi anlayacak. Allah kaza bela vermesin, iyi uçuşlar.

Erhan Komaç
Şubat 21, 2011
78.179.218.42
Oy sayısı: +0
Bir gün uçmak dileğiyle

Lütfen vazgeçmeyiniz Erdoğan hocam..Birgün uçacağız işşallah..Başarılarınız devamı dileğiyle.

Erhan Komaç
Şubat 21, 2011
78.179.218.42
Oy sayısı: +1
Bir gün uçmak dileğiyle

Lütfen vazgeçmeyiniz Erdoğan hocam..Birgün uçacağız işşallah..Başarılarınız devamı dileğiyle.

osman
Şubat 23, 2011
212.174.109.5
Oy sayısı: +0
erdogan hocam

erdogan hocama sevgiler, umarım bir gün kendisiyle tanışma ve ders alma şerefine nail oluruz

Ziya Şahinkaya
Şubat 26, 2011
95.15.29.148
Oy sayısı: +1
Erdoğan Şanslı

Sevgili Erdoğan'ın yaşam mücadelesini büyük bir takdirle izliyorum.
Umarım vazgeçmez devam eder başarılı olur inşallah.

Erdoığan Şanslı
Mart 11, 2011
85.102.120.150
Oy sayısı: +1
Teşekkürler

Hepinize bu güzel yorumlarınızdan dolyaı teşekkür ediyorum. Gittiği yere kadar devam.....

erdinç
Mart 16, 2011
78.183.91.255
Oy sayısı: +0
bendeeeeeeee

uçmak tabiki benimde hayalim ama ben edirnede yaşıyorum buralarda paramotorla uçmak kolaymıdır zormudur bilmiyorum fakat uçmak birazda paralı bir hobi sanırım zaten ülkemizde herşey paralı allahtan havayı bol bol ücretsiz teneffüs edebiliyoruz :) ama buradan erdoğan abiye şunu söylemek istiyorum bilmem sesimi duyarda yyardımcı olurmu, ben sıradan normal bir vatandaşım ve zengin değilim bana ne kadar uygun fiyata bu paramotorla uçmayı öğretebilirsin, uygun fiyata diyorum çünkü hayalimi gerçekleştirebilmek için banka kredisi ile paramotor alacağım, malum memurların yaşam standartları sınırlı aciilll cewaappp bekliyorruummmm..............;)

veysel ARISOY
Mart 17, 2011
94.123.33.77
Oy sayısı: +1
...

Erdoğan yazılanları okudum insanın hakkında güzel olumlu ifadelerin yer alması senin motivasyonunu güçlendirdi.birlikte İnönü nün havasını soluduk suyunu içtik.benim hayatımda farklı bir dönüm noktası olmuştur..sendeki havacılık sevgisi ve tutkusu sonucunda bu noktaya geldin..başarılarının devamını diliyorum

HAKAN KORKMAZ (ŞİŞHANE/BEYOĞLU)
Mayıs 31, 2011
85.105.168.181
Oy sayısı: +0
THK GÖKLERİ İSTİKBALLERİ KARARTMADAN BU KONUDA AÇILIM YAPMALIDIR! HOCAMA BAŞARILAR...

ERDOĞAN BEYİN EĞİTİMLERİNİ 1 GÜNDE OLSA İZLEME FIRSATIM OLDU, KENDİSİ GAYET BAŞARILI BİR ANLATIM VE UYGULAMAYLA EĞİTİM VERİYOR, THK İLE İLGİLİ YAŞADIKLARINI KESİNLİKLE DOĞRU OLDUĞU KANAATİNDEYİM, NEVARKİ ÜLKEMİZDE HAVACILIĞIN GELİŞMEYİŞİNDEN GAYET AÇIK ANLAYABİLİRİZ.TÜRK KUŞU İLE 6 ATLAYIŞIM VAR UÇAKLA PARAŞÜTTEN ANCAK PARAMOTOR YAPILABİLİRLİĞİ HOCAMINDA BELİRTTİĞİ GİBİ DAHA KOLAY BELKİDE DAHA EĞLENCELİ.ALLAH YOLUNU VE HAVANI AÇIK ETSİN HOCAM, EN KISA ZAMANDA EĞİTİMİ ALIP UÇMAK İSTİYORUM UMARIM...İSTEYENLER BENİM GİBİ EN AZINDAN BİR EĞİTİMİNE MİSAFİR OLARAK KATILSIN DERİM...

Yorum yaz
 
 
daha küçük | daha büyük
 

busy
Son Güncelleme ( Çarşamba, 23 Şubat 2011 10:29 )